TBMM Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca: Yeni yasama döneminde Cumhuriyetin kazanımlarını silme politikası gündeme gelmemeli

TBMM Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca, “Yeni yasama döneminde sözde ailenin korunması gerçekte ise Cumhuriyetin kazanımlarını silme politikası, medeni yasa başta olmak üzere kadınlar, çocuklar aleyhine düzenlemeler bu Meclis’in gündemine gelmemelidir. Bu bağlamda; Cumhuriyet kurumsal hafızasına sahip çıkmak, kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğuna vekalet eden siyasi özneler olarak bizlerin en temel sorumluluğudur. Milletin iradesin temsil edildiği Meclis, iktidarı ve muhalefeti ile milletin denetimine, gözlemine açık olmalıdır” dedi.

TBMM Başkanvekili, CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, yarın başlayacak TBMM 28. Dönem 2. Yasama yılı ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Biçer Karaca’nın mesajı şöyle:

“TBMM 28. Dönem 2. Yasama Yılı; yeni anayasa tartışmaları gölgesinde açılıyor. TBMM’nin milletin sesine kulak vermesi, suni gündemlerle değil, milletin beklentisini karşılayacak gerçek sorunlara ve gerçek gündeme ilişkin çözümlerin konuşulması, çözüm üretilmesi gerekiyor. Bugünün siyasi iktidar anlayışında TBMM maalesef merkezi bir önem taşımaktan uzak hale getirildi. Ne yasama pratiğinde ne de temsil geçerliliğinde gerçek ifadesini bulamıyor. Egemenlik yetkisini adlı adınca yansıtamıyor. Tekil varlığın kurulu düzenine geçilmesinden bu yana kurucu felsefenin geleneksel kurumu olmaktan çıkartılması, demokrasinin işletilmesini mümkün kılmaktan uzaklaştırıyor ve hukuk devletinin iflasına yol açıyor. 100 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti ikinci yüzyılına girerken bu yönetim anlayışı sürdürülemez.

Defalarca, yürürlükteki anayasaya sadece sözleriyle değil, eylemleriyle de uymayan, uymayı kendine zul sayanların ‘yeni anayasa’ yapmaları kabul edilemez. Geçmişte yapılan sözde ‘demokrasi, özgürlük’ söylemleri ile gerçekleştirdikleri anayasa değişikliklerinin bugün demokrasi ve özgürlükleri hızla örseledikleri bir gerçekliktir. Erkler ayrılığını yok sayarak, yargı kararlarını uygulamayarak, hukuka olan güveni ortadan kaldıracak fiili durumlara meşruiyet kazandırmaya çalışanlar anayasa yapamaz. Anayasa 84. Maddeye rağmen milletvekilinin hakkını korumayan, siyasi partisi ne olursa olsun Anayasanın uygulanması için gereğini yapmayan, seçilmiş bir milletvekilinin TBMM çatısı yerine cezaevinde bırakılmasına göz yuman bir anlayış anayasa yapamaz. Yeni yasama döneminde sözde ailenin korunması gerçekte ise Cumhuriyetin kazanımlarını silme politikası, Medeni yasa başta olmak üzere kadınlar, çocuklar aleyhine düzenlemeler bu Meclisin gündemine gelmemelidir. Bu bağlamda; Cumhuriyet kurumsal hafızasına sahip çıkmak, kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğuna vekalet eden siyasi özneler olarak bizlerin en temel sorumluluğudur.

Torba yasalar TBMM itibarını örselemekte, komisyonları etkisizleştirmektedir. Yasama faaliyetlerinde muhalefetin sesinin süre kısıtlarıyla engellenmesi yasama faaliyetlerinin hakkaniyetle sürdürülmesinin önünde en büyük engellerden biridir. Milletin iradesin temsil edildiği Meclis, iktidarı ve muhalefeti ile milletin denetimine, gözlemine açık olmalıdır. Bütçe hakkının kısıtlanması Meclis iradesini zaten itibarsızlaştırmakta iken, bir de Plan Bütçe Komisyonunda iktidarın sesi halka ulaştırılmakta iken muhalefetin sesinin görünmez kılınması uygulaması, milletin bütçe hakkının ve denetim hakkının yok sayılmasıdır. Yeni yasama döneminde Gazi Meclisimizi itibarsızlaştırmaya sebep olacak bu uygulamalara da son verilmelidir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx